Amerikan Merkezinin Geleceği

  • 01 Aralık 2016
Amerikan Merkezinin Geleceği

Washington'da gerçekleşmek üzere olan şeyler, Soğuk Savaş’ın sona erdiği dönemde yaşanan şeylerle benzer olabilir ve çift kutupluluk tekrardan çok kutupluluğa yol açabilir. İki partinin ve siyasi görüşün egemen olduğu bir sistem, çok sayıda farklı güç merkezi içeren bir sistemin önünü açmaktadır.

Yeni merkez, muhtemelen iki partinin de üyelerinin yer aldığı bir meclis grubu olarak başlayacaktır. Bu grubun nereye gideceğini ise tahmin etmek çok güç.

Amerikan Merkezinin Geleceği

David Brooks | New York Times, Yorum | 29 Kasım 2016

Son yıllarda, parti sadakati, ulusal politikanın belirleyici özelliği olmaya başladı. Öncelikle Beyaz Saray’da, ek olarak Senato'da bile, üyeler, parti liderlerine boyun eğdiler. Kongre, bir bütün olarak başkana boyun eğmekteydi. Başkanın kendi partisinin üyeleri, onun neferleri gibilerdi. Diğer partinin üyeleri ise sadece muhalefet gibi davrandılar.

Ancak Donald Trump’ın zaferi tüm bunları ortadan kaldırdı. Trump, Cumhuriyetçilere karşı düşmanca bir tavır sergiliyor. Tavırları, geleneksel partizan çizgilerin ötesine geçiyor.

Bill Kristol’ın bana söylediği gibi, önümüzdeki Kongre, parti ilkelerine göre oy verilmesinin bir kural olduğu geçmişteki Kongrelerden farklı olabilir. Bir altyapı tasarısına ilişkin yapılacak bir oylama, sağlık bakımı veya eğitim veya dış politika üzerine yapılan bir oylamadan çok farklı görünebilir. Bu, pek çok partinin meclis grubu toplantısı yapacağı ve liderlerini takip eden itaatkâr vekiller yerine değişen koalisyonlar görebileceğimiz bir Kongre olabilir.

Bu arada, Christopher DeMuth’un geçtiğimiz günlerde The Wall Street Journal’da yazdığı gibi, komite başkanları, yürütme organının yetkilerinin kendilerine verilmesini isteyebilir. Trump'ın otoriter tarzı, geleneksel güç ayrımına karşı açık bir saldırı teşkil etmektedir. Sonunda kendini, karşı durduğu tüm anayasal oluşum ve uygulamaları  güçlendirirken bulabilir.

Washington'da gerçekleşmek üzere olan şeyler, Soğuk Savaş’ın sona erdiği dönemde yaşanan şeylerle benzer olabilir ve çift kutupluluk tekrardan çok kutupluluğa yol açabilir. İki partinin ve siyasi görüşün egemen olduğu bir sistem, çok sayıda farklı güç merkezi içeren bir sistemin önünü açmaktadır.

Sadece Cumhuriyetçi ve Demokratların yerine, Trump’ın yön verdiği popülist milliyetçilik, daha liberter bir Özgürlük Grubu, Bernie Sanders/Elizabeth Warren önderliğindeki bir ilerici grup ve Chuck Schumer/Nancy Pelosi önderliğindeki bir Demokratik muhafazakârlar grubu olacaktır.

Trumpçı otoriterciliğin temsil ettiği alternatif sağ ile Sandersçı sosyalizm tarafından temsil edilen alternatif sol arasında büyük bir boşluk olduğundan, bu grup oluşumlarının en önemlileri ideolojik merkezde gerçekleşecektir.

Şu ana kadar, bu aradaki insanlar, bağış ağları kurmakta, düşünce kuruluşları oluşturmakta ve ılımlı meclis üyeleriyle koalisyon kurmakta yavaş kalmışlardı. Ama aniden, aşırı uçlar arasında bir hareketlenme yaşanmaya başladı.

Örneğin, Bill Kristol ve Bill Galston, farklı parti dönemlerinde Beyaz Saray’da çalışmışlar ve 40 yıldır her seçim döneminde, karşıdaki partilerin başkan adaylarına oy vermişler. Fakat Donald Trump, temel konuların ne kadar büyük bir bölümünde birbirlerine katıldıklarını fark etmelerini sağlamış.

İki Bill de, "Yeni Bir Merkez" çağrısında bulunan ortak bir bildiri yayınladılar. Bu bildiri, şu an saldırı altında gibi görünen anayasal düzenimizin temel kurum ve uygulamalarını savunuyor. Aynı zamanda da, seçim sonuçlarından bir ders çıkarmak ve farklı görüşlere sahip olan insanların etrafında da destekleyebileceği bir siyasi felsefe hazırlamak için yapılan bir girişim konumunda.

Bildirinin fikir kısmı böyleyken, organizasyon kısmında ise pek çok etkinlik yer alıyor. David Burstein'ın Run for America adlı grubu, yeni nesil siyasi adayları işe almakta.

En aktif merkezci organizasyon olan No Labels (Etiketlere Hayır), kutuplaşmış ve insafsız siyasete karşı altı yıl önce kurulmuştu. O zamanlarda, grubun sorunu, isminde "Hayır" geçen siyasi bir hareketin geleceğin olamayacağıydı. Sadece bir şeye karşı olarak büyüyemezdiniz, bir şeyin savunucusu olmanız gerekirdi.

Gelgelelim, organizasyonun kurucu ortaklarından olan ve tuttuğunu koparan Nancy Jacobson’ın önderliğinde, No Labels büyümeyi başardı. Organizasyon, Kongre ve yürütme organının birlikte çalışabilmesi için bir dizi yenilikçi fikir yarattı. İki taraf arasında neredeyse eşit olarak bölünen ve şu anda 80 üyesi olan Sorun Çözücüler Grubu adlı aktif bir meclis grubu oluşturdu.

Organizasyon, bir milyon kadar insanı barındıran bir parti tabanı inşa etti. Merkezci oy kullanan Kongre üyelerinin, siyasi koruma elde edebilmesi için bir "süper PAC" yarattı. Kısa bir süre önce, iş yaratmak, vergi yasalarını yenilemek, bütçeyi dengelemek ve hak sahipliği programlarını güvence altına almak için, içinde 60 öneri barındıran bir politika taktik kitabı yayımladı.

Devam edecek olursak, ılımlıların dört büyük zorlukla karşı karşıya olduklarını söyleyebiliriz. İlk olarak, sağ ve sol arasında bir konum almaları değil, derin ve olumlu bir ulusal vizyon geliştirmeleri gerekiyor. İkincisi, yeni nesil siyasi liderleri yüceltmeli, böylelikle de hareketi yalnızca eskimiş kuruluş türlerinin tekrarı olmaktan çıkarmalılar.

Üçüncüsü, yalnızca yatırımcılardan ve düşünce kuruluşu yetkililerden değil, gerçek seçmenlerden oluşan kitlesel bir hareket yaratmalılar. Dördüncüsü, parti yönetimlerinin baskısı yoğunlaştığında, sağlam ve başarılı bir meclis grubu olarak birlikte karşı duracak cesareti göstermeliler.

Bu çetrefilli bir yol, ancak aynı zamanda güzel sonuçlar da doğurabilir.

Trump/Sanders çağı, daha önce birlikte çalışacakları tahayyül dahi edilemeyecek insanlarla dolu yeni muhalefet blokları yaratacaktır.

Üstelik, bu ülkenin geleceği, uzun süredir ortalıkta görünmeyen veya yaşlı beyazların korkularını besleyen işlerin korunmasında yatmıyor. Ekonomik dinamizmi, küresel bağlantıları ve sosyal desteği kucaklayan bir harekete, şiddetli bir şekilde ihtiyaç duyulmaktadır: Bunun Milton Friedman'ın ekonomi politikası, Ronald Reagan'ın dış politikası ve Franklin Roosevelt'in refah politikasından oluştuğu söylenebilir.

Yeni merkez, muhtemelen iki partinin de üyelerinin yer aldığı bir meclis grubu olarak başlayacaktır. Bu grubun nereye gideceğini ise tahmin etmek çok güç.

* Bu makale İngilizce aslından Fikriyat.Net tarafından tercüme edilmiştir.

** İngilizce aslı (http://www.nytimes.com/2016/11/29/opinion/the-future-of-the-american-center.html?ref=opinion)  adresindedir.

İLGİLİ YAZILAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
gulen-getty_05
15 Temmuz ve “İslâm’sız Müslümanlığın” öteki yüzü

Pensilvanya’da oturan hasta ruhlu ve kibir heykeli, Yakın Çağ’ın en “vasıflı sahtekâr”ı başta olmak üzere,...

sangay
Şangay, gerçekten de alternatif olabilir mi?

Rusya ile Çin’in gayrıresmî amaçlarına ulaştıklarını da söylemek mümkün. Nitekim resmî kuruluşun tamamlanmasından kısa bir...

trump-cin
Asya/Pasifik’te çatışma mı uzlaşma mı?

Çin ve ABD arasındaki dış ticaret rakamlarının muazzam bir şekilde Çin lehine olduğu düşünülürse, Amerikan...

Kapat