GSYİH’ye Veda Etmenin Zamanı Geldi mi?

  • 29 Kasım 2016
GSYİH’ye Veda Etmenin Zamanı Geldi mi?

Sıradan insanlar ve uzmanlar arasında, sadece ekonomik büyüme hızı konusunda değil, aynı zamanda büyümenin nasıl tanımlandığı ve ölçüldüğü konusunda da giderek daha fazla artan bir memnuniyetsizlik hissi var gibi görünüyor.

Bunun iki nedeni var. Birincisi, gelişmiş dünyadaki toplu ekonomik büyüme, son yıllarda vatandaşların büyük çoğunluğuna çok az fayda sağlamış ya da hiç fayda sağlamamıştır – bu özellikle 2008 küresel ekonomik krizinin zemininde belirginleşen bir eğilim. Nobel ödüllü Joseph Stiglitz'in de söylediği gibi, “2009-2010 yıllarındaki 'ekonomik canlanma' sürecinde, ABD'de en çok gelir elde eden %1'lik kesim, gelir artışının %93'ünü ele geçirdi.

Ancak ikinci ve muhtemelen daha önemli olarak, refahı yalnızca pazarlar tarafından ölçülebilen terimlerle tanımlamak, insan refahına katkıda bulunan – veya insan sağlığına zarar veren – şeylerin çoğunu dışarıda bırakmaktadır.

GSYİH’ye Veda Etmenin Zamanı Geldi mi?

Edoardo Campanella | Project Syndicate | 6 Kasım 2016

Pek çok harika buluş gibi, gayri safi yurt içi hasıla da, yaratıcılarının hiçbir zaman amaçlamadığı ve onaylamayacağı şekillerde kullanılmıştır. İnsanların refahına katkıda bulunan çok fazla etkeni kaçırmasına – ve hatta pek çoğunu dışarıda bırakmasına – rağmen, neden temel refah göstergesi olarak ona güvenmeyi sürdürüyoruz?

Batı’da halk genelinde hoşnutsuzluğun yaşandığı ve gelişmekte olan başlıca ekonomilerin umutlarının azaldığı bir yılda, geleceği, beklenilmedik bir oluşum şekillendirmeye başlayabilir: Dünyadaki istatistik kurumları. Sıradan insanlar ve uzmanlar arasında, sadece ekonomik büyüme hızı konusunda değil, aynı zamanda büyümenin nasıl tanımlandığı ve ölçüldüğü konusunda da giderek daha fazla artan bir memnuniyetsizlik hissi var gibi görünüyor.

Bunun iki nedeni var. Birincisi, gelişmiş dünyadaki toplu ekonomik büyüme, son yıllarda vatandaşların büyük çoğunluğuna çok az fayda sağlamış ya da hiç fayda sağlamamıştır – bu özellikle 2008 küresel ekonomik krizinin zemininde belirginleşen bir eğilim. Nobel ödüllü Joseph Stiglitz'in de söylediği gibi, “2009-2010 yıllarındaki 'ekonomik canlanma' sürecinde, ABD'de en çok gelir elde eden %1'lik kesim, gelir artışının %93'ünü ele geçirdi.

Ancak ikinci ve muhtemelen daha önemli olarak, refahı yalnızca pazarlar tarafından ölçülebilen terimlerle tanımlamak, insan refahına katkıda bulunan – veya insan sağlığına zarar veren – şeylerin çoğunu dışarıda bırakmaktadır. 1968'de, Birleşik Devletler başkanlığı için kampanya yürüten Robert Kennedy, bu yaklaşımın "yaşamı değerli kılan şeyler dışında her şeyi ölçtüğünü" söylemişti. Çevre kalitesi, toplulukların uyum içinde yaşaması veya birey ve grup kimliklerinin istikrarı; bunların hepsi, refahı açıkça etkilemektedir.

Bu tip eksiklikler, bizlere daha mutlu olmamız gerektiğini söyleyen “uzmanlara” karşı olan şüphelerimizi körüklemekle kalmıyor, uzmanların kendilerinin de ekonomik dinamizm ve yeniliğin belirlediği refah etmenlerini hesaplamalarını engelliyor.

Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nden Barry Eichengreen'in belirttiği gibi, Amerika Birleşik Devletleri'nin üretkenlik hızındaki yavaşlamaları "teknolojinin durgunluğuna" atfedilmiştir. Ancak çevremizde, robot teknolojisindeki, yapay zekadaki, biyoteknolojideki ve materyal tasarımındaki radikal teknolojik gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, bunun “mantıksız” göründüğünü de ekliyor.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu tip düşünceler, bir yüzyıldan az bir sürede refah göstergelerinin dünya çapındaki kralı olarak ortaya çıkan gayri safi yurt içi hasılanın kavramsal açıdan daha sık şekilde incelemesinin önünü açtı. Nitekim GSYİH, ekonomik büyüme, maddi ilerleme ve insan refahının bir göstergesi olmaktan öteye gitmekte.

Ülkelerin statülerini ve Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütünden (OECD), G8'e ve G20'ye kadar, özel gruplara girip giremeyeceklerini belirleyerek küresel gücün dengesini etkiliyor. Uluslararası sermaye akışlarını yönlendiriyor, ülkeler arasında yaşama standartlarındaki dalgalanma sinyallerini veriyor ve siyasi liderlerin kaderini belirliyor.

Elbette hiçbir refah göstergesi hayatın tüm boyutlarını yakalayamaz ve insanların değer verdiği şeylerin çoğu, niceleme yapmak için hiçbir zaman uygun olmayabilir. Bununla birlikte, pek çok Project Syndicate yorumcusu, GSYİH'yi ya geliştirmenin ya da GSYİH yerine farklı bir gösterge kullanmanın zamanının geldiği konusunda hemfikir.

* Bu makale İngilizce aslından kısaltılmış haliyle Fikriyat.Net tarafından tercüme edilmiştir.

** İngilizce aslı (https://www.project-syndicate.org/onpoint/is-it-time-to-abandon-gdp)  adresindedir.

İLGİLİ YAZILAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
altaycengizer28112016
Avrupa’nın krizi ve Türkiye: Tarihsel bir bakış

Bir tarafta Rusya, Hindistan ve Çin ile farklılaşan, Batı’dan gittikçe daha az etkilenen yeni bir...

Rus İstihbarat Savaşları ve Putinizm

“Barda bulduğunu, barda kaybedersin.” (Rus Atasözü) Kremlin tarafından Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) Başkanı İgor Sergun’un...

582238ef67b0a91b387dc338
Açık Mektup: Dugin ve “Rus Avrasyacılığı”

Avrasyacılık ve Dugin Türkiye gündemine ilk kez 2000'li yılların başlarında girmişti.  Gladyo'nun yarım yüzyıllık maşası NATO'cu/Kemalist cihet-i...

Kapat