Bahçeli Başkanlık sistemi istiyor mu?

  • 29 Kasım 2016
Bahçeli Başkanlık sistemi istiyor mu?

Ben yazınca kızıyorlar ama buyrunuz işte, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş de uyarmış.

14 Ekim 2016 tarihinde “Emin misiniz?..” başlığı altında şöyle not düşmüştüm:

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin başkanlık sistemi konusundaki sözleri, medya ve hükümet tarafından açık destek olarak algılandı; ama ben bundan emin değilim…

3 Kasım 2016 tarihinde de “Başkanlık ve idam…” başlığı ile şöyle yazmıştım:

“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti / Erdoğan iktidarının eline siyasî bakımdan pimi çekilmiş iki tane bomba bırakıyor ve hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Başbakan Yıldırım, Bahçeli'ye teşekkür üstüne teşekkür ediyor… Anlaşılan, bir yıl sonra AK Parti'den yeni bir "aldandık, pişmanız" cümleleri duyacağız…

Nihayet, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel’e verdiği mülâkatta, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin AK Parti’ye tuzak kuruyor olabileceğini dile getiriyor.

Hürriyet gazetesinde “Tuğrul Türkeş: Tuzağa dikkat” başlığıyla yayınlanan röportajda Türkeş, “Önce Sayın Bahçeli’nin ne elde etmek için bunu yaptığını çözmemiz lâzım” diyor. Turgut Özal’ın da benzer bir tuzağa düştüğünü hatırlatıyor ve şu tesbitte bulunuyor:

“7 Haziran’da yüzde 41 alırsın, 1 Kasım’da yüzde 49.5’e çıkarırsın ve mutlak galipsin. Referandumda aynı yüzde 49.5’u aldığında seçimi kaybettin demektir. Referandumu kaybetmek cumhurbaşkanının yasal ve meşru olduğunu tekrar tartışmaya açar. AK Parti’nin buna dikkat etmesi lâzım.”

Hedef erken seçim olabilir

“Meclis’te 40 milletvekiliyle iktidar partisine bir zarar veremezsin ama yanlış bir adım attırırsan referandumda yüzde 49 dahi alsa AK Parti referandumu kaybetmiş olur ve opsiyonlardan biri de takviminden önce seçim yenilemek olabilir” diyen Türkeş, AK Parti’nin bu tuzağa karşı çok dikkatli olması gerektiğini söylüyor.

(Tabi bu uyarı aynı zamanda, muhtemel bir erken seçimde sonucun AK Parti için pek de iyi bir sonuç olmayacağı endişesini de barındırıyor…)

“Demin Özal üzerinden anlattım; referandumda yüzde 50 artı 1 almanız lâzım. 49.9 aldığınızda ‘1 Kasım 2015’te 49.5 almıştım, 0.5 oyumu artırdım’ diyemezsiniz. Referandumu kaybettin, iddianı kaybettin, bunu da sana 40 milletvekilli bir parti yaptırdı. Bunun bir bedeli olur. Asgaride seçime gitmen gerekir gibi bir durumla da karşı karşıya kalabiliriz.”

Olağanüstü Hal’deki bir ülkenin anayasayı değiştiremeyeceğini kaydeden Türkeş, “Diyelim ki hükümet ocak sonunda bir kere daha uzattı OHAL’i?” sorusuna, “Ondan sonra yapılır referandum. Önce yapılmamalı” karşılığını veriyor ve ilâve ediyor:

“Olağanüstü Hal’i tatbik ettiğin bir ülkede anayasa gibi temel bir yasayı değiştirmemelisin. Bakın ben size kendi sorumluluğumuzun altını çiziyorum; OHAL içinde yapmaya kalkarsak bu çok tartışma çıkartır. Umuyorum ki OHAL’in arkasından yapılacaktır referandum.”

“İdama karşıyım, getirilmesi de zor”

Türkeş, idam cezasına dair kanaatini de şöyle dile getiriyor:

“Ben bugün Türkiye’de idamın geri getirilmesinin zor olduğunu, bunun faydasından çok zararı olacağını düşünüyorum. Birçok platformda dile getiriyorum. Milletvekili arkadaşlarımızla da konuşuyoruz. Hepsi bilir ki Tuğrul idama karşı. 21. yüzyılda bölgede lider olmak isteyen ve bu potansiyele sahip 80 milyonluk, nüfusunun yarısı 30 yaş kademesindeki bir Türkiye’nin düne değil yarına bakması gerektiğine inanıyorum. Biz ne olduktan daha önemlisi ne olacağız. Bir vizyonumuzun olması lazım. Türkiye Avrupa ile Asya arasındaki konumuyla büyük bir güçtür. Türkiye’nin kararlarını yarına yönelik adımlarına göre vermesi gerekir. Bu tip kararlar bizi geri bırakır.”

Haber: Sürur Öztürk

İLGİLİ YAZILAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
imp3
GSYİH’ye Veda Etmenin Zamanı Geldi mi?

Sıradan insanlar ve uzmanlar arasında, sadece ekonomik büyüme hızı konusunda değil, aynı zamanda büyümenin nasıl...

altaycengizer28112016
Avrupa’nın krizi ve Türkiye: Tarihsel bir bakış

Bir tarafta Rusya, Hindistan ve Çin ile farklılaşan, Batı’dan gittikçe daha az etkilenen yeni bir...

Rus İstihbarat Savaşları ve Putinizm

“Barda bulduğunu, barda kaybedersin.” (Rus Atasözü) Kremlin tarafından Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) Başkanı İgor Sergun’un...

Kapat