CHP Hangi Ekolden?

  • 11 Kasım 2016
CHP Hangi Ekolden?

"İlk 10 yılında İngiliz Ekolü’nün enstrümanı olarak idare etti devleti. (1924-1933 aralığında). Ondan sonra biz, CHP’yi Fransız Ekolünde görüyoruz. (1933 -1938 aralığında). Arkasından, CHP yine kulvar değiştirerek Alman Ekolünün Partisi oldu. (1938-1942 aralığında). Fakat CHP ortalıkta dolaşmaya alışmış bir oportünist yapı idi artık. Bu sebeple CHP’nin siyasi hayatı bir kere daha savruldu. Ve Parti, Rus Ekolüne dahil oldu. (1944 – 1980 aralığında.)

Ecevitistler ve İnönistler 1973’ten beri tartışma halindeydi.

Baykal operasyonuyla birlikte iş başına gelen yeni başkanıyla birlikte CHP, bir yol ayrımı daha yaşadı. Ve Amerikan Ekolünün Cumhuriyetçi Kanadına yakın bir politika izlemeye başladı. Amerikan Neo-Con’larının, Gezi’nin yaklaşmakta olduğu dönemde, Alman Faşistleri ile birlikte hareket etmeye başlamasıyla parti, iki denizde birden yüzmeye yöneldi.

Eğer, 15 Temmuz darbesi başarılı olmuş olsaydı; CHP, yeni hayatına Amerikan Ekolünün, Demokrat Kanadı olarak devam edecekti. Tabii karşısına da HDP konularak… Lakin beklenmeyen oldu ve darbe atlatıldı. İşte, bu noktada “CHP, zoraki (şimdilik şerhini düşerek) devletin yanında yer aldı.” diyoruz.

Çok yakın bir gelecekte bu birliktelik sona erecek ve CHP yeni bir alana evrilecek kanatini taşımaktayız. Hemen, o alanın adını da verelim: “AlmoJudikAmerikano Ekolü” diyebiliriz bu alana. Gördüğünüz gibi 15 Temmuz itibariyle, yeni bir ekol daha ortaya çıkarmış olduk. Bu ekolde, önümüzdeki dönemde sadece CHP olmayacak. Onunla birlikte HDP ve “MHP’nin Muhalifleri” de karşı safta yer tutacak zannediyoruz."

CHP Hangi Ekolden?

Ahmet Yozgat | Derindunya.com

CHP, Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce Anadolu’da ortaya çıktı. Son İmparatorluk çökünce Anadolu insanı, vatanı nasıl kurtaracağının telaşına kapıldı. Bu telaşın tezahürü olarak, her il ve ilçe, kendi içinde teşkilatlanmaya başladı. Daha çok il ve ilçe müftülerinin başkanlığında teşkilatlanan bu yapıya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı verildi. Yani Hakları Koruma Derneği…

Söz konusu “Dernek” kısa zamanda tüm Anadolu’ya yayıldı. Bu hareket ve çatısı yüzde yüz “Yerli Ekol/Anadolu Ekolü”ydü… Daha sonra Milli Mücadele başladı. Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçtiğinde sözünü ettiğimiz Cemiyet/dernek ona, kayıtsız şartsız destek verdi. Zorluklarla dolu bir boğuşmanın akabinde mücadele, başarıyla neticelendi. Ve Cumhuriyet kuruldu. Cumhuriyet’ten üç yıl önce oluşturulan Birinci Meclis, bu Cemiyetin üyelerinden müteşekkil bir yapıydı. O nedenle Yerli, Türk Hatta Ümmet Ekoluna mensuptu.

Ancak Ali Şükrü Bey darbesiyle Birinci Meclis ve onun kurucusu olan Cemiyet, darmadağın edildi. Yerine ikame edilen İkinci Meclis, Milli Cemiyet’in yapısı üzerine oturan Batı Ekolüne mensup bir zihniyetti. Zaten bunlar, Cemiyet’in adını da değiştirip yeni siyasal yapıyı “Halk Fırkası” yaptılar. Milli Cemiyet’ten, Halk Fırkası yapanlar, o an bir devletin uzantıları değildi. Tüm Batılı devletlere yakın duran insanlardan müteşekkil bir siyasal çatıydı.

Ve daha sonra Türkiye’nin siyasi hayatı içerisinde, husule gelen, onar yıllık dönemlerde CHP, ekolden ekole savrulmaya başladı.

  1. İlk 10 yılında İngiliz Ekolü’nün enstrümanı olarak idare etti devleti. (1924-1933 aralığında)
  2. Ondan sonra biz, CHP’yi Fransız Ekolünde görüyoruz. (1933 -1938 aralığında)
  3. Arkasından, CHP yine kulvar değiştirerek Alman Ekolünün Partisi oldu. (1938-1942 aralığında)

Fakat CHP ortalıkta dolaşmaya alışmış bir oportünist yapı idi artık. Bu sebeple CHP’nin siyasi hayatı bir kere daha savruldu. Ve Parti, Rus Ekolüne dahil oldu. (1944 – 1980 aralığında.)

80’deki darbe ile kapanışına kadar böyle devam etti. Zannediyorum, on yıllık kapanmanın arkasından CHP, tekrar siyaset sahasına çıktığında bir varlık gösteremedi. Zira hangi ekole mensup olacağının kararını bir türlü veremiyordu. Ecevitistler ve İnönistler 1973’ten beri tartışma halindeydi.

Baykal‘ın gelişiyle birlikte partinin, Alman ekolüne dahil olduğunu görüyoruz. Uzun yıllar böyle gitti. Ancak Baykal operasyonuyla birlikte iş başına gelen yeni başkanıyla birlikte CHP, bir yol ayrımı daha yaşadı. Ve Amerikan Ekolünün Cumhuriyetçi Kanadına yakın bir politika izlemeye başladı. Amerikan Neo-Con’larının, Gezi’nin yaklaşmakta olduğu dönemde, Alman Faşistleri ile birlikte hareket etmeye başlamasıyla parti, iki denizde birden yüzmeye yöneldi.

İşte, bu sebeple CHP, Gezi Darbesinin arkasında durarak Alman ekolüne yakın durmayı kesp ve keşfetmişti. Yani yeni adresinde, aynı zamanda küçük bir sokak değişikliği ile Berlin ve Washington’un Faşistlerinin, ne kadar iç içe ve yan yana olduklarını da fark ettiğini görüyoruz.

Ancak daha o zamandan başlayan ve yakınlarda ortaya çıkan, Almanya-Amerikan yakınlaşmasında, Amerikan kanadını temsil etmesi önerilmişti kendisine. Bu sebeple 10 Ağustos, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde (Henüz Alman Ekolü parselinden ayrılmamış olan) MHP ile aynı adayı destekledi.

Hatırlayınız o günlerde, zannediyoruz beşi aşkın parti de “Ekmeleddin Çatısı”nın altındaydı. Birliktelik, komşuluk olarak devam etti. Ve geldik 7 Haziran Seçimlerine… O seçimlerde CHP, tam anlamıyla Amerikan Ekolünün etkisi altındaydı. Tam karşısında, Alman Ekolünün partisi olarak BDP’den evrilmiş olan HDP vardı. Ya diğerleri? “Üst Akıl” onların oyun dışına atılmaları kararlaştırılmıştı. Fakir, o günlerde bu siyasi oyunu Bakranist/Pakratuni Planı olarak yazmış ve konuşmuştuk.

Plan tutmamış ve 7 Haziran seçimlerden başarıyla çıkamamış olması CHP’yi sarstı. Parti, bu yenilginin ardından, tamamen Amerikan Ekolünün ve oyunun dışına atıldı.

O günden beri Parti, Almanya’ya yakın durmak ya da Amerika’ya yakın olmak hususunda gidip gelmekte. Daha doğrusu Kılıçdaroğlu ile yürüyecek bir partinin, kendi ekollerine fayda temin etmediğini görmüş olan Almanya ve Amerika, onunla ilgili olarak herhangi bir karar veremiyorlar. Dolayısıyla şimdilerde CHP, tam bir kafa karışıklığı yaşamakta. Bununla birlikte Parti’de, operasyonlar yapılagidiyor. Yani Parti içerisindeki Ekol taraftarları, birbiriyle mücadele ediyorlar. Bu mücadelenin sonunda Parti, Washington ve Berlin başkentlerinden birini tercih edecek.

Ancak şu andaki durumu, Almanya’ya ve Amerika’ya yakın olmak kafa karışılklığını yaşamakta şeklinde izah edilebilir. Hülasa, CHP’nin böyle garip bir durumu var. Onun için bu partiyi anlamak çok zor hatta imkansız denilebilir. Ancak şunu söyleyebiliriz: Eğer, 15 Temmuz darbesi başarılı olmuş olsaydı; CHP, yeni hayatına Amerikan Ekolünün, Demokrat Kanadı olarak devam edecekti. Tabii karşısına da HDP konularak… Lakin beklenmeyen oldu ve darbe atlatıldı. İşte, bu noktada “CHP, zoraki (şimdilik şerhini düşerek) devletin yanında yer aldı.” diyoruz.

Çok yakın bir gelecekte bu birliktelik sona erecek ve CHP yeni bir alana evrilecek kanatini taşımaktayız. Hemen, o alanın adını da verelim: “AlmoJudikAmerikano Ekolü” diyebiliriz bu alana. Gördüğünüz gibi 15 Temmuz itibariyle, yeni bir ekol daha ortaya çıkarmış olduk. Bu ekolde, önümüzdeki dönemde sadece CHP olmayacak. Onunla birlikte HDP ve “MHP’nin Muhalifleri” de karşı safta yer tutacak zannediyoruz.

İLGİLİ YAZILAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
5736ea9418c773698cf60aa7
Kemal Karpat:”Demokrasiyi genişletebilirse,Erdoğan tarihe olumlu geçer”

"Osmanlı'da Müslüman topluluklar, Türkler, Arnavutlar, Boşnaklar bu defa yeni bir kimlik altında bir siyasi topluma...

ken_loach
Ken Loach:”Sorun Sistemdeki Bozukluklar Değil, Sistem”

"Onlar için işler yolunda. Onların sistemi istedikleri şekilde işliyor. Bu, sınırsız güçlere sahip çok uluslu...

DAVOS/SWITZERLAND, 30JAN10 - Pascal Lamy, Director-General, World Trade Organization (WTO), Geneva is captured during the session 'Rethinking Trade and Climate Change' at the congress centre during the Annual Meeting 2010 of the World Economic Forum in Davos, Switzerland, January 30, 2010.

Copyright by World Economic Forum
swiss-image.ch/Photo by Sebastian Derungs
Pascal Lamy:”Batı Gerileyecek, Asya-Afrika Yükselecek”

"Daha korumacı politikalar ya da serbest ticareti daha az isteme gibi sebebi ne olursa olsun,...

Kapat