Almanya Basını Derleme (1-10 Ağustos)

  • 15 Ağustos 2016
Almanya Basını Derleme (1-10 Ağustos)

Almanya Basınında 1-10 Ağustos tarihleri arasında öne çıkan başlıklar; mülteci anlaşması, vize muafiyeti ve Almanya’da yaşayan Türkiyeli’lerin Köln’de düzenledikleri ve 15 Temmuz darbe girişimini protesto ettikleri “Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi” oldu.

MÜLTECİ ANLAŞMASI ve VİZE MUAFİYETİ

Die Welt gazetesi, AB’ye giriş yapan sığınmacıların azaldığını, bunun da Türkiye’den ziyade Balkan rotasının kapatılması ile sağlandığı görüşünü dile getiriyor. Gazete Türkiye’nin AB’ye karşı elinde daha az koz olduğu görüşünü dile getirerek, Erdoğan’ı eleştiriyor:

“Brüksel ve Berlin haklı olarak Türkiye’nin tehditlerine soğukkanlı şekilde tepki gösteriyor. AB, anlaşıldığı üzere Türkiye’nin sığınmacılara bakabilmesi için bir ton para ödüyor. Bu nedenle Ankara’nın kaybedecek çok şeyi var. Erdoğan, sonunda vize muafiyeti sağlanmasa dahi tüm bu tehditlerine rağmen Avrupa ile bir kopuş riski almayacaktır.”

Volksstimme gazetesi, AB’nin birlik olarak kalmayı istiyorsa Türkiye’nin “şantajları”na boyun eğmemesini ve AB’nin varlığını ispatlaması gerektiği görüşünü dile getiriyor:

“Türkiye ile üzerinde uzlaşılan mülteci anlaşması başından bu yana hatalıydı. AB için cazip olan, yoğun mülteci sorununu en hızlı şekilde Erdoğan’ın ülkesine park etme imkânı sunmasıydı. Erdoğan için ise cazip olan şimdi kullanmayı denediği, Avrupa’ya karşı şantaj potansiyelini elinde tutma imkânıydı. Avrupa bu sallantıdaki temele bel bağlayamaz. Bu bir anlamda, hiçbir surette kendisine şantaj yapılmasına izin vermemesi demek. Diğer yandan da olur da Türkiye ile anlaşma patlarsa, dayanıklı farklı bir uygulamaya geçmesi anlamına geliyor. Çoktandır açıklanmış ancak şimdiye kadar yeterli derecede hayata konulmamış, Yunanistan’a verilecek destek bunun sadece bir adımı. O zaman tehdit altında ve takibata uğrayan insanların kaçışlarına yardım edecek yasal ve güvenli yollar açılması kuralı geçerli olacak. AB, tek tek üyelerinin bölgesel çıkarlarından daha güçlü olduğunu nihayet ispatlamak zorunda. Aksi durumda kendi varlığını sorguya açmış olacaktır.”

KÖLN MİTİNGİ ve CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN

Stuttgarter Zeitung gazetesinde çıkan bir yorumda ise, Can Dündar’a destek çıkılarak Cumhurbaşkanı Erdoğan “başka bir dili anlamayan Erdoğan’ın bunu anlaması sağlanmalı” diyerek adeta tehdit ediyor:

Die Welt’in Erdoğan eleştirilerine Merkel’i de dahil ediyor: “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine yeni bir ülke şekillendiriyor. Başbakan Merkel, darbe girişiminin ertesi günü, Erdoğan’ın çoktan verdiği aşırı tepki gösterilmemesi konusunda uyarmıştı. Şu sıralar, endişeli olduğuna dair açıklamalar yapıyor. Bu yeterli değil. Gazeteci ve yargılanan Erdoğan muhalifi Can Dündar’a, ‘endişeli olmak için biraz geç kalındı’ dediğinde katılmak zorundayız. İdam cezasının yeniden geri getirileceği söylendiğinde, AB üyelik müzakerelerinin sonlandırılacağı tehdidi, yeterli değil. Halihazırdaki tutum yeterince kınanmaya müsait. Öncelikle Türkiye’de olanlarla ilgili açık şekilde konuşulması gerekiyor. İkincisi, diplomatik krizde de gerekli sorumluluklar alınmalı. Türkiye’nin yaptığı gibi Büyükelçi’yi geri çekmek gerçekten de uygun olmazdı. Ancak neden bir yetkili hakkında rapor tutulmuyor ya da ekonomik bir toplantı iptal edilmiyor? Hiç şüphesiz Türkiye de AB’den bir şeyler istiyor sadece tersi söz konusu değil. Başka bir dili anlamayan Erdoğan’ın bunu anlaması sağlanmalı.”

Münchner Merkur gazetesi ise Köln mitingi üzerinden adeta Erdoğan nefretini kusuyor:

“Erdoğan tehdit ediyor, Erdoğan dava açıyor, Erdoğan kışkırtıyor. Almanya Başbakanı Merkel’in izniyle Alman komedyenleri sürüklüyor. Alman hükümetinin demokratik haklarını gasp ettiğini söyleyerek Almanya’da yaşayan yüz binlerce Türkü milliyetçi bir öfkeye büründürüyor. Avrupa’yı da sığınmacılarla doldurmakla tehdit ediyor. Acımasız bir güç politikacısının içgüdüleriyle Erdoğan, Avrupa Merkel’in buyruğuyla dış sınırlarını kendi imkanlarıyla korumak yerine, Avrupa’nın anahtarını bir sultana, kendisine verdiğinden bu yana Avrupa’nın ne denli çaresiz hale geldiğini hissetti. Erdoğan sığınmacılarla, yaralı Merkel Almanyasını dışarıdan, Almanya’daki Türkiye kökenlilerle ise içeriden istikrarsızlaştırabilir. Bunu Berlin’i korkutmak için son olarak Köln’de etkili şekilde gösterdi.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin konuyla ilgili yorumu şöyle:

“Türk milliyetçiliği, camilerde şekillendirilip, aile içinde kuşaklara aktarıldığı haliyle Almanya’daki uyumu engelleyen bir zehir etkisi yaratıyor. Etkilerinden biri de toplum içinde kökleşmenin sağlanamaması.  Bu durum da tehlikelere yol açıyor. Zira Türkiye derinden bölünmüş bir ülke. Tüm ideolojik bölünmeler Almanya’da da temsil ediliyor. Tek bir düğmeye basarak, Almanya’daki taraftarlarını harekete geçirebilirler. Bozkurtlar, PKK ya da şimdi de tam da tatil döneminde Erdoğan’ın AKP’si.  Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da elinde tuttuğu kaldıracın etkisi, Almanya’nın Türkiye üzerindeki etkisinden daha büyük. Türkiye’yi bugün şekillendiren nefret ve korku, böylece bize geliyor. Türk çatışma potansiyelini bugüne kadar küçümsemiş olabiliriz.”

İLGİLİ YAZILAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
putinerdogandw1
DW’den Andrey Gurkov: Yakınlaşıldı, o kadar

Deutsche Welle Rusça servisi editörlerinden Andrey Gurkov, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 8 Ağustos St.Petersburg ziyareti çerçevesinde gelişen...

151217102927-putin-trump-split-large-169 (1)
“Obama versus Trump-Putin-Erdoğan”

15 Temmuz darbe ve işgal kalkışması, girişimin ABD bağlantısı ve sonrasında FETÖ elebaşının Türkiye'ye iadesi...

necdet özel
Necdet Özel ve “Yalan, Kuyruklu Yalan ve İstatistik”

Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Hürriyet gazetesinden Fikret Bila'ya 15 Temmuz başta olmak üzere gündemle...

Kapat