Özgün fikirler, Özgür ortamlarda doğar ve gelişir...
 Menü 
Ana Sayfa
Yazılar
Yazarlar
Alıntılar
Arama
Arşiv
Yazı Gönder
 
 Kitap 
VAHİY SAVUNMASI/KUR'AN DIŞI VAHYİN İMKANSIZLIĞI
Kur'an'ın her dönem ve her şartta söyleyeceği bir sözü vardır. Ancak daha çok ona inandıklarını söyleyenler tarafından işlevsiz hale getirilmeye çalışılması, bu nedenle hayatla bağının kesilmesi, bir savunmayı zorunlu kılmıştır.
 İletişim 
bilgi@fikriyat.net
"İnsan kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?" (Beled:90/5).




“BİZ, DOĞRU YAŞAMAK İÇİN, KUR’AN’I DOĞRU ANLAMAK İSTERİZ”
Röportaj: Elif Öztemiz
Konuşan: Mehmet Yaşar Soyalan

Türkiye’de uzun yıllardır Kur’an çalışması yapan ve Kuranı anlamaya çalışan biri olarak ‘Kuranı anlama süreci’ diyebileceğimiz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Kahir ekseriyetin o günlerden bu günlere Kuran’a ve ‘Kur’an’ın sahih anlayışına’ davet edenlere karşı takınılan genel tutumundan bahsederek başlayalım… Mehmet Yaşar Soyalan: Kur’an bizim hayatımıza gerçekten rehber olan ve ışık tutan bir kaynak. Ama o kaynakla bizim aramıza yüzyıllardır duvarlar örülmüş, engeller konmuş. Dolayısıyla bizim o kaynaktan yeteri kadar ışık / aydınlık alamadığımız bir gerçek. Ama bunun sorumluluğunu da her zaman tarihteki atalarımıza atıp, onları suçlamaya hakkımız yok. Her dönemden insanın bunda az çok payı var. Kur’an-ı Kerim elimizde bir metin olarak duruyor. Bu metne yönelmemiz lazım. O metni okumamız, anlamamız lazım


 Yazarlar 
Dr. Ramazan Yıldırım
SAĞCILAŞAN ZİHNİYETİN DİN İSTİSMARI
Dr. Şaban Karataş
BİR AYET VE BİR YORUM VEYA KUR'ÂN’I ANLAMANIN İMKANI
Mehmet Yaşar Soyalan
KUR’AN’IN AHİRET ANLAYIŞINI KAVRAMAYA YÖNELİK BİR ÖNÇALIŞMA
Musa Şimşekçakan
SÖZÜN GÜCÜ



 Alıntılar 
GLOBAL ISINMA, EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İKLİM
KUR’AN’IN OLUŞUMU (VAHİY SÜRECİ)*
EGEMEN İSLAM KÜLTÜRÜNDEKİ ESTETİK YOKSUNLUĞU ÜZERİNE
KURANDA ANLATIM SANATI (GİRİŞ)
TARİHİN ÖNÜNDE (Kur’an’da Anlatım Sanatı'na Önsöz)

"MEALCİLİK" FONEMENİ VEYA BİR ELEŞTİRİNİN ELEŞTİRİSİ
-BİR ÖNYARGI VE İTİBARSIZLAŞTIRMA ÖRNEĞİ- MEHMET YAŞAR SOYALAN
mysoyalan@fikriyat.net İslamiyat Dergisinin (cilt:10, sayı:1, Ocak-mart 2007) son sayısında Doç Dr. Mustafa Öztürk’ün “İslami Kökenciliğin Bir Tezahürü: Mealcilik” adlı makalesi bir açıklama ve cevap hakkını doğurmuştur. Hem Mehmet Yaşar Soyalan olarak kendimin, hem ilgili yazının omurgasını oluşturan Kalem Dergisi’nin, hem bu dergiye katkıda bulunan diğer yazar arkadaşların, -Kalem’in yayın yönetmeni olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki-, Mustafa beyin makalesinde iddia ettiği tanım, tasnif, isimlendirme ve değerlendirmelerin çoğu ile uzaktan yakından ilgileri yoktur.


DIL YALAMAOLUR SÖZ KAYPAKLAŞIR KELIMELER SOYUNUR ANLAMLARINDAN
MEHMET YAŞAR SOYALAN
mysoyalan@fikriyat.net

"Tanık olsun Burçlara sahip sema... .
Tanık olsun Va'dedilen gün.… .
Şahid ve şahidlik edilen tanık olsun... .
Kahrolsun! Yerde hendekler kazıp ateşler yakanlar... .
Öylesine ateş ki odunları var, o sırada kendileri de kıyısında oturmuşlar, .
Seyrediyorlar Mü'minlere yaptıklarını onlar. .
Ve ancak üstün ve hamde layık Allah'a inandıklara için onları .azaplandırmadalar... .
Ancak bütün semavat ve arz'ın sahibi olan Allah her şeye tanıktır" .
(85/Buruç/1-9).


LÜTFEN BENİ KURTARMAYIN
MUSA ŞİMŞEKÇAKAN insanların düştüğü şu hendeklere bir bakın
adamı içkiden kurtarıp şeyhe kul yapıyorlar
hâlbuki sadece günahkâr idi
şimdi müşrik oldu
zinadan kurtulalım derken
imam nikâhı ile bir garibin ahını alırlar
yalnızca potansiyel suçlu idi
bir de zalim yaptılar


KENDİMİZİN DÜŞMANI GİBİYİZ
MEHMET YAŞAR SOYALAN
mysoyalan@fikriyat.net Kendimize zulmediyoruz. Bu zulüm çok zaman sağanak halini alıyor. Sanki, kendimizin en büyük düşmanı yine biziz. Hep yeriyoruz kendimizi. Hep suçluyoruz. Hep alçaltıyoruz. Yaptığımız hiçbir şeyi beğenmiyoruz. Yaptığımız şeyleri öncelikle kendimiz yıkıyoruz bir bir. Tek başımıza kalsak da, başkalarının yanında olsak da “en kötüyüz” biz. “Beceriksiziz”, üstelik “sünepeyiz”, dolayısıyla “adam olmayız” biz. Sadece ülkemizde değil Müslümanların yaşadığı bütün coğrafyalarda manzara bu. Başka düşmana gerek yok, çünkü biz kendimizin düşmanı gibiyiz.


GLOBAL ISINMA, EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İKLİM
PROF.DR. İLHAMİ GÜLER Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi Batının yarattığı sanayi devrimi sonucu, uzun süreden beri yeryüzünün ekolojik dengesinin bozulduğu bilinmektedir. Bu devrimin yaratmış olduğu ekonomik sistem ve yaşam tarzının global ısınmaya ve iklim değişikliklerine sebebiyet verdiği, böyle giderse yeryüzünü yakın gelecekte büyük felaketlerin beklediği son yıllarda yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Köken olarak kıta Avrupa’sının yarattığı ve giderek de bütün dünyaya yayılan bu teknolojik-ekonomik sistem ve yaşam tarzının metafizik-felsefi kökenini bilmeyen sıradan birçok insan, bu gelişmelerin zorunlu ve normal olduğunu, bunun alternatifi bir teknoloji-ekonomik sistem ve yaşam tarzının ne tarihte ne de günümüzde mümkün olduğunu düşünür ve bu sonuçları kaçınılmaz zanneder. Oysa Batının aklı başında birçok filozof ve düşünürü,


 Anket 
İslam anlayışımızın şekillenmesi Kur'an'ın ilke ve prensipleri çerçevesinde mi gerçekleşmiştir?

Evet, tamamen Kur'an'a uygun olarak şekillenmiştir
Hayır, Kur'an'dan bağımsız olarak şekillenmiştir
Kısmen, Kur'an'a göre şekillenmiştir
Peygamberimizin hadislerine göre şekillenmiştir
Geleneğe, egemen kültüre ve siyasi yapıya göre
Fikrim yok



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 131
Yorum: 0

- Ana Sayfa - Yazarlar - Röportaj - Ayrıntılar -